Dergiden Seçmeler

Haccın Evrensel Boyutu* - Prof. Dr. Ali Erbaş
Kutsal mekân, kutsal zaman ve bu mekânların ibadet maksadıyla ziyaret edilmesi...

Kutsal mekân, kutsal zaman ve bu mekânların ibadet maksadıyla ziyaret edilmesi anlayışı tarih boyunca kabile dinlerinden millî ve evrensel dinlere kadar pek çok inançta hep olagelmiştir. Yakın Doğu'da milattan önce ikinci bin yıldan itibaren hac mekânları özellikle şehir kültürünün yaşadığı yerlerde teşekkül etmiştir. Eski Mısır'da büyük tapınakların duvarlarındaki birçok resim ve yazı ve ayrıca bu tapınakların çatılarında bulunan "hacılara ait ayak izleri" gibi bulgulardan hareketle eski Mısırlıların hac uygulamalarının mevcut olduğu kanaati ortaya çıkmaktadır. (Ömer Faruk Harman, "Hac", DİA, XIV, 383.) Eski Yunan'da Delos, Delphes, Eleusis, Efes, Epidaure, Olimpus gibi yerler bu tür tapınakların bulunduğu en büyük panhellenik merkezlerdir. (A. Motte, "Pelerinages Grecs", Dictionnaire des Religions, II, 1556.) Hindular, mesleğine ya da iş durumuna göre senede bir sefer iş sıkıntılarından, aile kaygılarından ve kast kurallarından uzak bir hayatı teneffüs etmek için ilahiler eşliğinde kalabalıklar hâlinde birkaç günlüğüne hac merkezi olarak kabul edilen yerlere doğru hac yolculuğuna çıkarlar. (Guy Deleury, "Pelerinages Hindous", Dictionnaire des Religions, II, 1558.) Budist hac geleneğinin en karakteristik özelliği, Buda'nın hatıralarının saklandığı stupaların (içinde kutsal emanetlerin saklandığı anıtlar) veya diğer kutsal yerlerin etrafında saygıyla dönmektir. Eski Ahit'in bazı metinlerinden, Yahudi erkeklerinin yılda üç defa Kudüs'te Yahve'nin huzurunda bulunmak zorunda olduğu anlaşılmaktadır. (bk. Çıkış, 23:14, 17; 34:23.) Hristiyanlıkta ise pek çok hac mekânı yılın her gününde ziyaret edilerek hac görevi yerine getirilir.


yazının tamamını okumak için tıklayınız


*Diyanet Aylık Dergi, Sayı: 297, Eylül 2015

​​​​​​