22. Müfettişler Semineri

22. MÜFETTİŞLER SEMİNERİ
 
22.müfettis.jpg

 
Diyanet İşleri Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen “22. Müfettişler Semineri” 17-19.03.2012 tarihleri arasında Kızılcahamam’da yapıldı.
Seminerin açılış konuşmasını yapan Rehberlik ve Teftiş Başkanı Doç. Dr. İsmail Karagöz, denetimin yönetim süreçlerinin bir parçası olduğunu, denetimsiz yönetimin istenilen düzeyde başarıya ulaşamayacağını belirterek “Bu sebeple olmalı ki kamu veya özel sektör, bütün yönetim ve işletmelerde iş ve işlemler denetime tabi tutulmaktadır.” dedi.
Bilişim çağında teftiş hizmetlerinin denetleyenler ile denetlenenlerin karşılıklı işbirliği ile daha insancıl, bilgilendirmeyi ve rehberliği önceleyen bir anlayışla, insan, sistem ve amaç odaklı olarak yapılması gerektiğini vurgulayan Karagöz, müfettişlerin tavır ve davranışları ile kurumu temsil etmeleri, adil, tarafsız, şeffaf ve anlayışlı olmaları; yönetici ve görevlilerle iyi iletişim ve empati kurabilmeleri; sorun çözücü, tutarlı, kararlı, güvenilir ve saygılı olmaları; sorgulayıcı ve yargılayıcı değil, yol gösterici ve öğretici olmaları; emreden, açık ve hata arayan, görevlilere tepeden bakan, korkulan, çekinilen, moral bozan, uzak durulması gereken biri değil, işleri kolaylaştıran; öğreten, teşvik eden, personeli güdüleyen, motive eden, kuruma değer katan bir anlayışa sahip olmaları; söz, eylem ve davranışları ile örnek ve önder, rehber müfettiş ve danışman gibi çalışmaları gerektiğini ifade etti.
Seminerin açılışına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de katılarak bir konuşma yaptı. Konuşmasında denetimle yönetim arasındaki ilişkilerin ve iletişimin önemine vurgu yapan Başkan Görmez, iletişimin sağlıklı işlemesi ve diyaloğun sağlanması için yeni bir yönetim ve yeni bir heyecanla yola çıkıldığına işaret ederek denetimle yönetimin ortak akılla hareket etmesinin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hizmet kalitesi açısından önemli olduğunu söyledi. Konuşmasında dünya gündemindeki gelişmelere de değinen Görmez, kuruluşundan bu yana Diyanet İşleri Başkanlığının milletimizin bekası için ne denli önemli olduğunun artık belirgin bir şekilde ortaya çıktığını belirterek şunları söyledi: “Avrupa’ya göç dalgasının yaşanması ile orada bir millet varlığımız oluştu. Dünyanın birçok ülkesinde millet varlığımız var. Artık din ve din eğitimini tartışmak Türkiye ile sınırlı bir konu olmaktan çıkmıştır. Türkiye’de din ve din eğitimini tartışmak Rusya’da yaşayan 20 milyon Müslümanın kimliğini tartışmak demek olur. Balkanlarda yaşayan Müslümanların bekasını tartışmak demek olur. Avrupa’daki 6 milyon millet varlığımızı, kimliğini tartışmak demek olur. Bütün bunları yeniden gözden geçirmek, güncellemek ve göz önünde bulundurmak ihtiyacı içerisindeyiz. Anadolu’nun ücra bir köşesinde görev yapan din gönüllümüz de bu bilinçle hareket etmeli ve verdiği din hizmetinin dünya ile ne kadar alakalı olduğunun farkında olmalıdır.”
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz da seminerdeki konuşmasında “Nitelikli İnsan” konusunu ele aldı.
Açılış programının ardından oturumlara geçildi.
İlk oturumun başkanlığını, Başkan Yardımcısı Prof.Dr. H. Kamil Yılmaz yaptı. Oturumda Strateji Geliştirme Başkanı Dr.Necdet Subaşı “Sosyal İlişkilerde İletişim Teknikleri”; Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Dr. Muhlis Akar” Günümüzde Helal Gıda” konularını anlattılar. İkinci oturumun başkanlığını Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar yaptı. Bu oturumda Polis Akademisi Başkanlığı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kâzım Seyhan “Suçluluk Psikolojisi”; Müfettiş Akif Pusmaz “Rehberlik ve Teftiş Açısından Masumiyet Karinesi ve Suç Şüphesi”; Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Kayapınar da “Güncel Dini Meseleler-Nikâhta Aleniyet” konularını anlattılar. Üçüncü oturumun başkanlığını Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Kemal Uludağ yaptı. Bu oturumda Müfettiş Haydar Bekiroğlu “Rehberlik ve Teftiş Hizmetlerinde Ölçülülük”; Başmüfettiş Fatih Mehmet Karaca “Moral ve Motivasyon Açısından Genel Denetim Hizmetleri” konularını ele aldılar. Dördüncü oturumun başkanlığını Din Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Yaşar Yiğit yaptı. Bu oturumda ise Müfettiş Erdoğan Eken “İnceleme ve Soruşturmalarda Bilgi Kaynağının Güvenliği”; İç Kontrol Daire Başkanı Mahmut Türk “Harcırah Mevzuatı ve Tahakkuk İşlemleri” konularını açıkladılar. Beşinci oturumun başkanlığını Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Yüksel Salman yaptı. Bu oturumda Başmüfettiş İbrahim Köse “663 ve 657 Sayılı Kanunlarda Yapılan Güncellemeler”; Başmüfettiş Ömer Balaban “Ortak Nitelik, Kapsamı ve Unsurları”; Program Geliştirme Daire Başkanı Bünyamin Albayrak “Kur’an Kursu Hizmetlerinde Yeni Yaklaşımlar” konularını analiz ettiler. Altıncı oturumun başkanlığını Başmüfettiş Halil İnce yaptı. Bu oturumda Atama I Daire Başkanı Recep Sönmez ve Atama II Daire Başkanı Vekili Ahmet Bıçakçı “Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği”; Disiplin ve Değerlendirme Daire Başkanı Selami Açan “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği”; Müfettiş Murat Alkan “Vaizlik, Kur’an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık Kadrolarına Atama ve Bu Kadroların Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliği” konularını anlattılar. Son oturumun başkanlığını Başmüfettiş İsmail Köse yaptı. Bu oturumda ise Müfettiş Özcan Gökçebay “RTB Yönergesi ve Denetim Standartları”; Başmüfettiş Ömer Gülden de “İnceleme ve Soruşturma Raporlarının Tanzimi” konularını anlattılar. “22. Müfettişler Semineri”nde yapılan değerlendirme oturumunun ardından ise “Sonuç Bildirgesi” yayımlandı.
 
22. Müfettişler Semineri Sonuç Bildirgesi
 
Tarih: 21.03.2012
 
Başkanlığın rehberlik ve teftiş hizmetlerinin yeni bilgiler ışığında güncellenmesi ve yenilenmesi, denetim hizmetleri sırasında ortaya çıkan güncel sorunların müzakere edilerek ortak akıl çerçevesinde çözümlenmesi, Başkanlık hizmetlerinin geliştirilmesinde rehberlik ve teftiş hizmetlerinin rolünün güçlendirilmesi, öneriler getirilmesi ve denetim hizmetlerinde usul birliğinin temin edilmesi amacıyla, 17-19 Mart 2012 tarihleri arasında Kızılcahamam’da 22. Müfettişler Semineri düzenlenmiştir.
Seminer kapsamında Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ, açılış konuşmalarında; yönetim ve denetim hizmetlerinin ahenkli bir şekilde yürütülmesinin önemini vurgulamış, Başkanlık hizmetlerinin dünya çapındaki tezahürlerini ve etkilerini somut hizmetlerden örneklendirmeler yaparak ortaya koymuş ve Başkanlığın gelişen hizmet alanları konusunda müfettişlerin yüklenmesi gereken sorumluluklara dikkat çekmiştir.
Açılış konuşmalarının ardından; “Kaliteli ve Nitelikli İnsan”, “Sosyal İlişkilerde İletişim Teknikleri”, “Günümüzde Helâl Gıda”, “Suçluluk Psikolojisi”, “Masumiyet Karinesi ve Suç Şüphesi”, “Nikahta Aleniyet”, “Rehberlik ve Teftiş Hizmetlerinde Ölçülülük”, “Moral ve Motivasyon Açısından Genel Denetim”, “İnceleme ve Soruşturmalarda Bilgi Kaynağının Güvenilirliği”, “Harcırah Mevzuatı ve Tahakkuk İşlemleri”, “633 ve 657 Sayılı Kanunlarda Yapılan Güncellemeler”, “Ortak Nitelik, Kapsamı ve Unsurları”, “Kur’an Kursu Hizmetlerinde Yeni Yaklaşımlar”, “Personel Hizmetleriyle İlgili Güncel Yönetmelikler”, “Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönergesi ile Denetim Standartları ve İlkeleri”, “İnceleme ve Soruşturma Raporlarının Tanzimi” konularında sunumlar ve müzakereler yapılmıştır.
Seminer sonucunda, aşağıdaki görüşlerin kamuoyuyla paylaşılmasının yararlı olacağı değerlendirilmiştir:
1. Başkanlığın her kademesinde ve ülkemizin her bir köşesinde din hizmeti sunan personelin, görevi ve sosyal yaşantısı sırasında takındığı tutum ve davranışlar, sahip olduğu bilgi ve birikim düzeyi, sergilediği ahlakî yaklaşımlar, kurumumuza ve dinimize olumlu yahut olumsuz etki etmektedir. Bu itibarla, rehberlik ve teftiş faaliyetlerinin personeli eğitici, farkındalık bilincini geliştirici, ahlakî değerleri korumayı teşvik edici ve aidiyet duygusunu pekiştirici mahiyette yürütülmesinin gerekliliği vurgulanmıştır.
2.  Modern hayat tarzının getirdiği, “benmerkezci” ve çıkar esaslı “bireysel” yaşam biçiminden sıyrılarak, “birlik” ve “beraberliğin” esas alındığı, “kardeşlik” ve “dayanışma” esasına dayalı bir anlayışa ihtiyaç bulunmaktadır. Merkez teşkilatından başlayarak, en ücra taşra birimindeki görevliye kadar, tüm görevliler arasında “kardeşlik” ve “dayanışma” anlayışının yaygınlaştırılması, millî birlik ve beraberliğin, toplumsal güven ve huzurun sağlanması öncelikli görevlerimizden biri olmalıdır. Bu çerçevede, her bir personelin, aynı ortak amacın gerçekleştirilmesi için birbiriyle yardımlaştığı, olaylara kardeşlik duygularıyla yaklaştığı ve birbirine güç verdiği bir teşkilat yapısının oluşması için topyekûn çaba gösterilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
3. Sürekli gelişim perspektifi içerisinde Başkanlığın; bütün personeliyle, kaliteli ve nitelikli insanlar topluluğu haline gelmesi, “takva”, “şecaat”, “iffet”, “dürüstlük”, “gaye sahibi olma”, “affedicilik”, “samimiyet” ve “sorumluluk duygusu taşıma” gibi ahlakî değerlerin özümsenerek hayata geçirilmesi konusunda Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının da aktif ve etkin rol üstlenmesi gereklidir. Söz konusu ahlakî değerlerin her düzeydeki personel tarafından içtenlikle benimsenmesi için, denetim hizmetleri sırasında örneklik teşkil edici nitelikte davranışlarda bulunulması, personele yol gösterici, manevî ufuklarını açıcı ve eğitici bir yaklaşım sergilenmesi büyük önem arz etmektedir.
4. Denetimin, yönetimin ayrılmaz bir parçası olduğu, teftiş hizmetlerinin idarenin faaliyetlerine ışık tuttuğu ve yapılan denetimlerin ortaya çıkardığı sonuçların, kamu hizmetlerinin etkili, ekonomik ve verimli yürütülmesine katkı sağladığı bilinmektedir. Bu bağlamda; yönetim ve denetim birimleri arasında oluşan eşgüdümün ve işbirliğinin daha da geliştirilmesinin Başkanlığın kurumsal kimliğine ve hizmetlerin yürütülmesine güç katacağı vurgulanmıştır.
5. Hakkında tahkikat yürütülen kamu görevlilerinin; “Beraet-i zimmetin esas olduğu” ilkesi ve “masumiyet karinesinin” gereği olarak, somut ve hukuka uygun delillerle şüphe kalmayacak şekilde suçluluğu açıkça ortaya konmadan, suçlu addedilemeyeceği yadsınamaz bir gerçektir. Bu itibarla, temelinde “insana saygı”  bulunan bu yaklaşım biçiminin, Rehberlik ve Teftiş hizmetlerinin yürütülmesi sırasında esas alınmasının zorunluluğuna inanılmaktadır.
6. Günümüzde hemen her alanda ihtiyaç duyulan moral ve motivasyonun; denetime muhatap olan personelimiz açısından da öncelikli gereksinimlerden biri olduğu muhakkaktır. Bu noktadan hareketle özellikle genel teftişlerde personelimizin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak, hizmet şevkini artırmak ve kurumsal aidiyetini güçlendirmek amacıyla motivasyon desteği sağlanmasına ihtiyaç duyulduğu önemle vurgulanmıştır.
7. Her türlü denetim faaliyetinde adalet ve hakkaniyet içerisinde hareket edilmesi ve getirilecek tekliflerde “ölçülülük” ilkesinin gözetilmesi zorunluluk arz etmektedir. Başkanlığın toplumsal meşruiyet zeminini zayıflatacak her türlü davranışın ortadan kaldırılması ve bu tür davranışları tespit edilen personelin engellenmesi amacıyla, mer’î mevzuat ve hukuk kuralları çerçevesinde ve ölçülülük prensibi ihlal edilmeden gerekli yaptırımların uygulanması ve herhangi bir personele ayrıcalıklı muamelede bulunulmaması da “adalet” ve “hakkaniyet” duygusunun güçlenmesi açısından gereklidir.
8. Başkanlığımız bünyesinde görev yapan bütün personel, unvanı, tahsili ve tabi olduğu hizmet sınıfı gözetilmeksizin toplum nezdinde, “din görevlisi” ve “hoca” olarak nitelendirilmektedir. Bu vasıflar, milletimizin dine ve din görevlisine duyduğu saygının tezahürü olup Başkanlığımızın kamuoyu nezdindeki meşruiyetini de güçlü bir şekilde ifade etmektedir. Bu itibarla dinî öğrenim mezunu personele hasredilen “ortak nitelik” şartının; tahsil ve unvan ayrımı yapmaksızın, bütün personele teşmil edilmesinin, kurumumuzun toplumsal meşruiyetinin zedelenmesini önleyici bir fonksiyon icra edeceği değerlendirilmiştir.
9. Denetim faaliyetlerinin planlanması, yürütülmesi ve değerlendirilmesi açısından ortak bir anlayış ve usul birliği oluşturmak amacıyla “Denetim Standartları ve İlkeleri”nin yayımlanmış olması, denetim hizmetlerinin geliştirilmesi ve çağdaş denetim anlayışına uygun hale getirilmesi bakımından önem arz etmektedir. Söz konusu ilke ve standartların, denetim hizmetleri sırasında eksiksiz bir şekilde uygulanması; benzer olaylarda farklı yaklaşım biçimlerinin önlenmesine ve Başkanlık personeli nezdinde Rehberlik ve Teftiş hizmetlerine duyulan güvenin artmasına katkı sağlayacağı vurgulanmıştır.
10. Rehberlik ve Teftiş hizmetleri sırasında, değerlendirmelere esas olacak her türlü bilginin güvenilirliğinin nesnel ölçütlere göre sağlanması, denetim hizmetlerinde aranan temel kriterlerin başında gelmektedir. Özellikle inceleme ve soruşturmalarda bilgi kaynaklarının güvenilir olup olmadığı hususunun dikkatli bir şekilde tahkik edilmesinin, denetim hizmetinin; uluslararası hukuk normlarına ve hakkaniyet ölçülerine uygun bir şekilde icra edilmesi bakımından temel unsur olduğu benimsenmiştir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 20.03.2012