Skip Ribbon Commands
Skip to main content
Navigate Up

Rumiden Hicri ve Miladiye

RUMİ TARİHLERİN MİLADİ VE HİCRİ TARİHTEKİ
KARŞILIKLARI İLE MİLADİ TAKVİM HAKKINDA AÇIKLAMA

 
26 Kanuni evvel 1341 tarih ve 698 sayılı Kanunla Rumi takvim uygulaması kaldırıldığından Rumi yılın miladi yıla karşılıkları 1926 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
                                    
1315-1341 YILLARI ARASINDAKİ DÖNÜŞÜMLER
 
1315-1320        1321-1326        1327-1332        1333-1341
 
RUMİ TAKVİM 
Rumi Takvim; Miladi 1840 / Hicri 1256 yılına kadar; Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayin dünya çevresinde dolanımını esas alan 354.367 günlük Kameri Takvim sistemi üzerine, M1840 / H1256 yılından itibaren de dünyanın güneş etrafında dolanımını esas alan 365.2422 günlük Semsi Takvim sistemi üzerine kurulmuş karma bir takvim sistemidir.
 
Rumi Takvim, hukuken yürürlükten kalkmış olmasına rağmen; kamuoyu bakımından oldukça hassas bir konu olmuştur. Halk arasında Rumi takvimin yegane önemli tarafı; doğum günlerinin miladi takvime göre tekabülleri ve yaş hesaplamaları ile birlikte, eskiden beri onlar için ne zamanda ne olacak ve ne zaman ne yapılacak ölçüsüdür. Çiftçinin ölçekleri ayrı, meteorolojik olayları takip edenlerin ölçüsü ayrıdır. Hatta Katoliklerin bazı yortuları bile bu eski Rumi günlere göre uygulanmaktadır. Toplumu teşkil eden fertler, daima içinde yaşadığı sosyal çevrenin tesiri altında bulunmaktadır. İtikatlarında, adetlerinde düşüncelerinde ve hislerinde özgürlüğe sahip değillerdir. Cetlerinden intikal eden hattı hareket kaidelerine uymamayı aklından bile geçirmezler. Taklit ile hareket etmenin kolay ve hayattaki zorlukları bertaraf etme sebebi ve cetlerine hürmet duyguları da bu tabaka arasında teamuli kaideleri uygulamayı devamlı olarak takviye etmektedir. Bu sebeplerle hukuken terkedilmiş bulunan Rumi takvimin teamuli olarak devam ettirilmesindeki ihtiyacı ile bütün takvimlerde Rumi tarihe de bir yer verilmiştir.

 
Osmanlı Devletinde: 
  
* 1677 yılında Bas Defterdar Hasan Pasa (vefa.1684)'nın teklifi üzerine 33 senede 1 sene atlanmak suretiyle Kameri Takvim ile Semsi Takvim arasındaki farkı dikkate alarak, mali kayıtların buna göre düzeltilmesini istemiştir. 
  
* 1740 yılında Defterdar Atıf Efendi (vef.1742)'nin teklifi üzerine H. 1152 yılından itibaren maaşların ve vazifelerin Muharrem'den değil de Marttan itibaren esas alınmasını istemesiyle maaş ve vazifelerin buna göre düzeltilmesi istenmiştir. Bu tarihten itibaren mali yılbaşı Mart ayı olmuştur. 
  
* 1794 yılında Defterdar Morali Osman Efendi (vef.1818)'nin tefavüt (hicri yıl ile mali yıl arasındaki farktan meydana gelen gelir farklılıklarının)'lerin hesabinin devlet hazinesine yük olmamasını sağlayan teklifinin kabulü ile mali seneye dayanan sarfiyat (harcama) ve tediyat(ödeme) seklinin tatbik sahasının genişletilmesi istenmiştir. 
 
 * 1677 yılından Miladi 13 Mart 1840/Rumi 1 Mart 1256 tarihine kadar yalnız mali muamelatta kullanılan Jülyen Takvim esaslı Semsi takvimin bu tarihten itibaren resmi muamelatta da kullanılmaya başlanmasıyla Rumi Mali Takvim adını almıştır.
 
* 8 Şubat 1332 tarih ve 125 sayılı kanunla Jülyen Takvim esaslı Rumi takvim yürürlükten kaldırılarak, Gregoryen takvimine geçilmiştir.
125 sayılı Kanunun uygulaması söyle olmuştur:
    
a) 15 Şubat 1332 tarihini 1 Mart 1333(1917) günü takip etmiş, böylece tarihten 13 gün      silinerek gün sayısındaki hata düzeltilmiştir. 
   
b) 1333 Rumi yılı teknik sebeple 1 Mart'tan başlamakla beraber 10 ay devam ederek, 31 Kanuni evvel (Aralık) 1333(1917) günü sona ermiş ve, 1 Kanunusani(Ocak) 1334 =1 Kanunusani(Ocak) 1918 olarak başlatılmıştır.1840 yılından beri Jülyen usulüne göre yürüyen mali ve resmi muamelattaki tarihi kayıtlar, 1918 tarihinden itibaren Gregoryen usulüne göre devam ettirilmiş ve yılbaşı 1 Ocak tarihine alınmıştır. 1334 Rumi (1918 miladi) yılından itibaren, Rumi ve miladi takvimlerdeki ay ve gün farkı kalmamış aynı olmuştur.
 
* 26 Kanuni evvel (Aralık) 1341 tarih ve 698 sayılı Kanunla Rumi takvim mebdei olan 1300'lü seneler terkedilip beynelmilel(miladi) takvim mebdei olan 1900'lü seneler kabul edilerek Rumi takvim tamamen yürürlükten kaldırılmış, 1341 senesi Kanuni evvel'inin 31 gününü takip eden gün 1926 senesinin Kanunusani'sinin 1. Günü kabul edilmek suretiyle Beynelmilel Takvim sistemine geçilmiştir. 
 
* 10 Ocak 1945 tarih ve 4696 sayılı Kanunla da Teşrinievvel, Teşrinisani, Kanunuevvel ve Kanunusani aylarının adları Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak olarak değiştirilmiştir. 
               
MİLADİ YILIN RUMİ YILA, RUMİ YILIN MİLADİ YILA ÇEVRİLMESİ
1926 yılından önceki tarihlerin hesaplanmasında YILBAŞI'na dikkat edilmesi gerekmektedir. Rumi Takvimde yılbaşı MART ayıdır. Kullanmakta olduğumuz Miladi Takvimde ise yılbaşı OCAK ayıdır.Dogum tarihleri ay olarak değil de (1.2. ay gibi) numaralı olarak verilirse Mart ayı 1.ay, Ocak ayı 11. ve Şubat ayı da 12. aylardır. Ocak ve Şubat ayları için, Miladi tarihten 585, diğer aylar için Miladi tarihten 584 rakamı çıkarılır.

 
a) 1334 Rumi = 1918 miladi yılından evvelki yıllara ait olanların tarih dönüşümleri için;
Miladi tarihten 585 (584), Ay tarihinden de 13 rakamı çıkarılırsa RUMİ tarih,
Rumi tarihe 585 (584), Ay tarihine de 13 rakamı eklenirse MİLADİ tarih hesaplanmış olur.

 
b) 1334 Rumi = 1918 miladi yılı ve daha sonraki yıllar için;
Miladi tarihten 584 çıkarılırsa RUMİ tarih,
Rumi tarihe 584 eklenirse MİLADİ tarih hesaplanmış olur. Ay ve günler aynidir.
________________________________________
KAYNAKLAR:
1- A.KIZILIRMAK - GÖKBİLİMİ DERSLERİ 1, 1977 EGE ÜNİVERSİTESİ BORNOVA (*) s.181 - (**) s.183
2- MEMO LAROUSSE 3.s.183-185
3- FAİK REŞİT UNAT - HİCRİ TARİHLERİ MİLADİ TARİHE ÇEVİRME KILAVUZU